"prophetic" in Turkish
Definition
Gelecekte olacakları öngören veya kehanet gibi görünen bir şey.
Usage Notes (Turkish)
Kelimede resmi ve edebi bir vurgu vardır; 'prophetic vision', 'prophetic words' gibi ifadelerle yaygın kullanılır. Sonradan haklı çıkan öngörüler ve mecazi anlamda da kullanılır.
Examples
Her prophetic words warned us about the storm.
Onun **kehanet niteliğindeki** sözleri bize fırtına konusunda uyardı.
The book made a prophetic prediction about technology.
Kitap, teknoloji hakkında **kehanet niteliğinde** bir tahminde bulundu.
People called his dream prophetic after it came true.
Onun rüyası gerçekleşince insanlar bunu **kehanet niteliğinde** buldular.
That old movie was strangely prophetic about the internet’s dangers.
O eski film, internetin tehlikeleri konusunda tuhaf şekilde **kehanet niteliğindeydi**.
His prophetic vision changed how people thought about the future.
Onun **kehanet niteliğindeki** vizyonu insanların geleceğe bakışını değiştirdi.
Looking back, her advice seems almost prophetic now.
Geriye bakınca, onun tavsiyesi şimdi neredeyse **kehanet niteliğinde** görünüyor.