"propagate" in Turkish
Definition
Bir fikri, bilgiyi veya duyguyu birçok insana yaymak; ayrıca bitkileri doğal veya yapay yollarla çoğaltmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, akademik ya da bilimsel ortamlarda kullanılır. Fikir/duygu için 'yaymak', bitki için 'çoğaltmak' uygundur. 'propagate plants' veya 'propagate ideas' gibi kalıplara dikkat edin.
Examples
Scientists propagate new plants in the laboratory.
Bilim insanları laboratuvarda yeni bitkileri **çoğaltıyor**.
The internet helps propagate news quickly.
İnternet, haberlerin hızlıca **yayılmasını** sağlar.
You can propagate a rose bush using cuttings.
Bir gül fidanını çelikle **çoğaltabilirsiniz**.
False information can propagate much faster on social media than in real life.
Yanlış bilgiler, sosyal medyada gerçek hayata göre çok daha hızlı **yayılabilir**.
He's made it his mission to propagate environmental awareness among young people.
Gençler arasında çevre bilincini **yaymayı** kendine görev edinmiştir.
Some gardeners love to propagate rare flowers as a hobby.
Bazı bahçıvanlar nadir çiçekleri hobi olarak **çoğaltmayı** sever.