"progeny" in Turkish
Definition
Bir kişinin, hayvanın veya bitkinin çocukları veya soyundan gelenler; bazen topluca nesil veya torunlar anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ya da bilimsel açıklamalarda kullanılır; günlük konuşmada genelde 'çocuklar' veya 'torunlar' denir. Toplu bir anlamı vardır.
Examples
The scientist studied the plant's progeny for genetic traits.
Bilim insanı, bitkinin **soyu**ndaki genetik özellikleri inceledi.
Most of the king's progeny became important leaders.
Kralın **soyu**nun çoğu önemli liderler oldu.
These puppies are the progeny of our family dog.
Bu yavru köpekler aile köpeğimizin **soyu**.
He was proud of his progeny and talked about them often.
O, **soyu** ile gurur duyuyordu ve sıkça onlardan bahsederdi.
The artist's true progeny are the works he left behind.
Sanatçının gerçek **soyu** geride bıraktığı eserleridir.
Some traditions say the whole village descends from the same progeny.
Bazı geleneklere göre bütün köy aynı **soydan** gelmektedir.