"prodigious" in Turkish
Definition
Çok büyük, etkileyici veya olağanüstü bir şeyi ifade eder. Genellikle büyüklüğü veya beklenmedikliği vurgular.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi ve resmi ortamlarda kullanılır; 'prodigious talent', 'prodigious effort' gibi ifadelerde rastlanır. Olağanüstü ya da çok büyük olumlu özellikler için tercih edilir.
Examples
The scientist made a prodigious discovery.
Bilim insanı **olağanüstü** bir keşif yaptı.
She has a prodigious talent for music.
Onun müziğe karşı **olağanüstü** bir yeteneği var.
The mountain is of prodigious size.
Dağ **muazzam** büyüklükte.
He finished the work in a prodigious amount of time.
İşi **olağanüstü** bir sürede bitirdi.
Her memory for details is truly prodigious.
Detaylara dair hafızası gerçekten **olağanüstü**.
The team made prodigious progress this year.
Takım bu yıl **olağanüstü** bir ilerleme kaydetti.