"probe into" in Turkish
Definition
Bir konuyu ya da olayı ayrıntılı ve derinlemesine incelemek, özellikle gizli ya da belirsiz bilgileri ortaya çıkarmak için yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Gazetecilik, hukuk ya da bilimde resmî olarak kullanılır. Mutlaka araştırılan bir nesne vardır (örn. 'probe into bir olay'). Yüzeysel değil, derinlemesine inceleme anlamı taşır.
Examples
The police will probe into the cause of the accident.
Polis kazanın nedenini **derinlemesine araştıracak**.
A journalist decided to probe into the politician’s past.
Bir gazeteci, politikacının geçmişini **derinlemesine araştırmaya** karar verdi.
They plan to probe into the company’s finances.
Şirketin mali durumunu **derinlemesine araştırmayı** planlıyorlar.
The board launched a team to probe into the recent data breach.
Yönetim kurulu son veri sızıntısını **derinlemesine araştıracak** bir ekip kurdu.
Reporters tried to probe into why the project failed, but got few answers.
Muhabirler projenin neden başarısız olduğunu **derinlemesine araştırmaya** çalıştı ama çok az yanıt aldı.
She hates it when people probe into her personal life.
Başkalarının kişisel hayatına **derinlemesine araştırma** yapmasından hoşlanmaz.