"price on your head" in Turkish
Definition
Eğer kafanın üzerine ödül konduysa, biri seni yakalayan veya öldüren için ödül teklif etti demektir. Genellikle suçlular, kaçaklar veya düşmanlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Bu deyim gayri resmi ve argodur, suç hikayelerinde sık geçer. Hem gerçek hem de mecazi olabilir. Resmi ya da olumlu durumlarda kullanılmaz.
Examples
There is a price on your head because you escaped from prison.
Hapisten kaçtığın için **kafanın üzerine ödül kondu**.
The outlaw had a price on his head across three countries.
O kanun kaçağının üç ülkede **kafasının üzerine ödül kondu**.
She knew there was a price on her head, so she hid in the mountains.
Başında **ödül** olduğunu bildiği için dağlara saklandı.
Congratulations, you've got a price on your head now. Better watch your back!
Tebrikler, artık **kafanın üzerine ödül kondu**! Arkana dikkat et!
He can't show his face in public—there's a price on his head.
O, halka açık yerlerde görünemez—**kafasının üzerine ödül kondu**.
Rumor has it there’s a price on your head, so don’t trust anyone.
Söylentiye göre **kafanın üzerine ödül konmuş**, kimseye güvenme.