"press the flesh" in Turkish
Definition
Siyasetçilerin veya ünlülerin halkla tanışıp sohbet etmek ve el sıkışmak için yaptığı toplu buluşmaları ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle esprili veya hafif alaycı bir şekilde, siyasetçiler ya da ünlüler için kullanılır. Arkadaş arasında ya da resmi toplantılarda kullanılmaz.
Examples
The mayor loves to press the flesh at public events.
Belediye başkanı halka açık etkinliklerde **el sıkmayı** çok sever.
During the campaign, she had to press the flesh with voters every day.
Kampanya boyunca her gün seçmenlerle **el sıkmak** zorundaydı.
Celebrities often press the flesh with fans after a show.
Ünlüler, gösteriden sonra sık sık hayranlarıyla **el sıkışır**.
You know it's election season when politicians are out pressing the flesh everywhere.
Seçim sezonunun geldiğini politikacıların her yerde **el sıkışmasından** anlarsın.
He spent the evening pressing the flesh and making small talk at the party.
Akşamı partide **el sıkışıp** muhabbet ederek geçirdi.
If you want to win people over, sometimes you have to go out and press the flesh.
İnsanları kazanmak istiyorsan bazen dışarı çıkıp **el sıkmak** gerekir.