"predisposition" in Turkish
Definition
Bir kişinin doğal olarak bir şeye eğilimi ya da yatkınlığı olması durumudur; genellikle genetik ya da geçmiş deneyimler nedeniyle oluşur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tıbbi, psikolojik veya bilimsel bağlamda ('genetik yatkınlık') kullanılır; gündelik konuşmada pek rastlanmaz.
Examples
She has a predisposition to allergies.
Alerjiye karşı bir **yatkınlığı** var.
A family history can increase your predisposition to certain diseases.
Aile geçmişi, bazı hastalıklara karşı **yatkınlığınızı** artırabilir.
His predisposition made it easier for him to learn languages.
Onun **yatkınlığı**, dil öğrenmesini kolaylaştırdı.
Doctors say my genetics give me a predisposition to high blood pressure.
Doktorlar genlerimin yüksek tansiyona **yatkınlık** verdiğini söylüyor.
Because of his optimistic predisposition, he always tries to see the bright side.
Onun iyimser **yatkınlığı** sayesinde, her zaman olumlu tarafı görmeye çalışır.
Some people just have a predisposition toward creativity.
Bazı insanlar doğuştan yaratıcılığa **yatkınlığa** sahiptir.