"predilection" in Turkish
Definition
Bir şeye karşı diğer benzerlerinden daha fazla özel ilgi veya eğilim duyma durumu.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı veya akademik konuşmalarda geçen resmî bir kelimedir. 'have a predilection for' gibi kalıplarla kullanılır. Gündelik konuşmada nadir rastlanır.
Examples
She has a predilection for chocolate over any other dessert.
Onun çikolata için diğer tatlılara göre belirgin bir **eğilimi** var.
My predilection for action movies started when I was a teenager.
Benim aksiyon filmlerine karşı olan **eğilimim** gençliğimde başladı.
He showed a clear predilection for working independently.
Bağımsız çalışmaya açık bir **eğilimi** olduğu belli oldu.
The chef’s predilection for spicy food is obvious on the menu.
Şefin baharatlı yemeklere olan **eğilimi** menüde açıkça görülüyor.
Despite his predilection for solitude, he enjoys lively parties now and then.
Yalnızlığa duyduğu **eğilime** rağmen, ara sıra eğlenceli partilerden de hoşlanıyor.
She’s always had a predilection for the dramatic, even as a child.
O, çocukluğundan beri hep dramatikliğe bir **eğilim** göstermiştir.