"predetermined" in Turkish
Definition
Bir şey olmadan önce karar verilmiş ya da ayarlanmış, genellikle değiştirilemeyen anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'plan', 'sonuç', 'zaman', 'rota' gibi kelimelerle kullanılır (ör: 'önceden belirlenmiş program'). Duygu ya da düşünceler için kullanılmaz.
Examples
The meeting started at a predetermined time.
Toplantı, **önceden belirlenmiş** bir saatte başladı.
He followed a predetermined route through the city.
Şehirde **önceden belirlenmiş** bir rotadan gitti.
The winner was not predetermined; it was a fair contest.
Kazanan **önceden belirlenmiş** değildi; bu adil bir yarışmaydı.
We all had to leave the building at the predetermined signal.
Hepimiz **önceden belirlenmiş** sinyalde binadan ayrılmak zorundaydık.
Is the order of speakers already predetermined, or can we change it?
Konuşmacı sırası zaten **önceden belirlenmiş** mi yoksa değiştirebilir miyiz?
Don't worry—the results aren't predetermined. Everyone has a fair chance.
Endişelenme—sonuçlar **önceden belirlenmiş** değil. Herkesin eşit şansı var.