"precursors" in Turkish
Definition
Bir şeyden önce gelen, onun gelişimine zemin hazırlayan veya yaklaşmakta olduğunu gösteren kişiler ya da nesneler.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bilim, tarih ve teknolojide kullanılır. 'precursors to' ifadesi '...ın öncülleri' anlamına gelir. Günlük dilde nadiren kullanılır.
Examples
Dinosaurs were the precursors of modern birds.
Dinozorlar, modern kuşların **öncülleri**ydi.
Steam engines were precursors to modern trains.
Buhar makineleri, modern trenlerin **öncülleri**ydi.
Some chemicals are precursors in drug production.
Bazı kimyasallar ilaç üretiminde **öncül**dür.
These old maps were the precursors to today’s GPS systems.
Bu eski haritalar bugünkü GPS sistemlerinin **öncülleri**ydi.
Many scientists see these findings as precursors to a major breakthrough.
Birçok bilim insanı bu bulguları büyük bir atılımın **habercileri** olarak görüyor.
Cold nights are often precursors of snow in this region.
Soğuk geceler bu bölgede genellikle karın **habercileri**dir.