아무 단어나 입력하세요!

"preclude" in Turkish

önlemekimkânsız kılmak

Definition

Bir şeyin olmasını önceden alınan önlemlerle engellemek veya imkânsız hale getirmek.

Usage Notes (Turkish)

'preclude' daha çok resmi ve hukuki metinlerde kullanılır. 'preclude the possibility', 'preclude someone from doing something' kalıpları yaygındır. Günlük ihtiyaçlarda 'preclude' yerine 'prevent' tercih edilir.

Examples

Rain may preclude the picnic this afternoon.

Yağmur, bu öğleden sonra pikniği **önleyebilir**.

His injury will preclude him from playing soccer.

Yaralanması onun futbol oynamasını **önleyecek**.

Your actions cannot preclude responsibility.

Yaptıklarınız sorumluluğu **ortadan kaldırmaz**.

The contract terms preclude any refunds after 30 days.

Sözleşme şartları 30 günden sonra herhangi bir iade **imkânsız kılar**.

Being busy doesn’t preclude staying in touch with friends.

Meşgul olmak, arkadaşlarla iletişimde kalmayı **imkânsız kılmaz**.

Poor planning can preclude the success of a project.

Kötü planlama bir projenin başarısını **engelleyebilir**.