아무 단어나 입력하세요!

"possessing" in Turkish

sahip olanelinde bulunduran

Definition

Bir şeyi sahiplenmek veya elinde bulundurmak; hem maddi şeyler hem de nitelikler veya yetenekler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha resmîdir ve yazılı dilde sık görülür. Özellikle 'possessing intelligence', 'possessing a license' gibi soyut ifadelerle kullanılır. Günlük konuşmada nadiren tercih edilir.

Examples

He is possessing a rare coin collection.

O, nadir bir madeni para koleksiyonuna **sahip olan** biridir.

She is possessing a driver's license.

O, sürücü belgesine **sahip olan** biridir.

They are possessing important information.

Onlar önemli bilgilere **sahip olan** kişilerdir.

Despite possessing all the skills, he didn't get the job.

Tüm yeteneklere **sahip olmasına** rağmen işi alamadı.

Only people possessing a membership card can enter.

Sadece üyelik kartına **sahip olan** kişiler girebilir.

She was arrested for possessing illegal substances.

O, yasadışı madde **bulundurduğu** için tutuklandı.