"possessing" in Turkish
Definition
Bir şeyi sahiplenmek veya elinde bulundurmak; hem maddi şeyler hem de nitelikler veya yetenekler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha resmîdir ve yazılı dilde sık görülür. Özellikle 'possessing intelligence', 'possessing a license' gibi soyut ifadelerle kullanılır. Günlük konuşmada nadiren tercih edilir.
Examples
He is possessing a rare coin collection.
O, nadir bir madeni para koleksiyonuna **sahip olan** biridir.
She is possessing a driver's license.
O, sürücü belgesine **sahip olan** biridir.
They are possessing important information.
Onlar önemli bilgilere **sahip olan** kişilerdir.
Despite possessing all the skills, he didn't get the job.
Tüm yeteneklere **sahip olmasına** rağmen işi alamadı.
Only people possessing a membership card can enter.
Sadece üyelik kartına **sahip olan** kişiler girebilir.
She was arrested for possessing illegal substances.
O, yasadışı madde **bulundurduğu** için tutuklandı.