"pomegranate" in Turkish
Definition
Kalın kırmızı kabuğu olan, içinde çok sayıda küçük ve sulu tanecik bulunan yuvarlak bir meyvedir. Tadı tatlı ve hafif ekşidir.
Usage Notes (Turkish)
Genelde sadece meyve için kullanılır; ağacı anlamında kullanılmaz. Taneleri taze yenir, salata, meyve suyu veya yemeklerde kullanılır. Günlük ve mutfak dilinde yer alır; argo değildir.
Examples
I like to eat pomegranate for breakfast.
Kahvaltıda **nar** yemeyi severim.
A pomegranate has many red seeds inside.
Bir **nar**ın içinde çok sayıda kırmızı tanecik vardır.
She bought a fresh pomegranate from the market.
O, pazardan taze bir **nar** aldı.
Can you help me cut this pomegranate without making a mess?
Bu **nar**ı ortalığı kirletmeden kesmeme yardımcı olur musun?
The salad tastes amazing with a little pomegranate on top.
Salatanın üzerine biraz **nar** eklenince harika bir tat oldu.
Every winter, my mother makes fresh pomegranate juice.
Her kış, annem taze **nar** suyu yapar.