"pollutes" in Turkish
Definition
Havayı, suyu veya toprağı zararlı maddeler ekleyerek kirli ya da güvensiz hale getirmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle çevreye zararlı veya istenmeyen maddeler için kullanılır. Bilimsel ve haber dilinde yaygındır. Kişiler, şirketler veya makineler özne olabilir ('The factory pollutes' = fabrika kirletir). 'Contaminates' daha genel anlamdadır; karıştırmayın.
Examples
The trash from the factory pollutes the river.
Fabrikadan çıkan çöp nehirleri **kirletir**.
Smoke from cars pollutes the air in the city.
Arabaların dumanı şehirdeki havayı **kirletir**.
Plastic pollutes the ocean and harms animals.
Plastik okyanusu **kirletir** ve hayvanlara zarar verir.
Even a small leak from a boat pollutes the lake for years.
Tekneden küçük bir sızıntı bile gölü yıllarca **kirletir**.
Too much fertilizer on farms pollutes nearby water supplies.
Çiftliklerde aşırı gübre kullanmak, yakınlardaki su kaynaklarını **kirletir**.
He doesn’t realize that pouring oil down the drain pollutes the whole neighborhood.
Yağa gideri dökmenin tüm mahalleyi **kirlettiğinin** farkında değil.