"political" in Turkish
Definition
Siyaset, hükümet, kamu kararları ya da toplumda güç ilişkileriyle ilgili olan şeyleri tanımlar. Fikirleri, sistemleri, olayları veya insanları anlatmak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle isimden önce gelir: 'political party', 'political system', 'political debate'. Nötr bir anlamı olabilir ama günlük konuşmada bazen tartışmalı veya anlaşmazlık çağrıştırabilir.
Examples
She studies political history at university.
Üniversitede **politik** tarih okuyor.
The news is about a political problem in the city.
Haber, şehirdeki bir **politik** sorunla ilgili.
He avoids political discussions at dinner.
Akşam yemeğinde **politik** tartışmalardan kaçınır.
Things got political fast once they started talking about taxes.
Vergilerle ilgili konuşma başlayınca ortam hızla **politik** bir hal aldı.
I like the movie, but some people say it's too political.
Filmi seviyorum, fakat bazıları onun fazla **politik** olduğunu söylüyor.
He's not very political, so he usually stays out of those debates.
O çok **politik** biri değil, bu yüzden genellikle bu tartışmalara girmez.