"point toward" in Turkish
Definition
Bir şeyi (el, parmak veya nesneyle) belirli bir yöne doğru göstermek ya da yönlendirmek; aynı zamanda bir şeyin olası veya gerçek olduğunu ima etmek için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Doğrudan bir yeri göstermek için ('kapıyı işaret etti') veya delil, işaret üzerinden bir şey ima etmek için kullanılır ('Bütün kanıtlar yağmuru işaret ediyor'). Resmi yazılarda 'point to' ve 'point towards' şeklinde de geçer.
Examples
Please point toward the exit if you know where it is.
Çıkışı biliyorsan lütfen orayı **işaret et**.
All the signs point toward rain today.
Tüm işaretler bugün yağmura **işaret ediyor**.
She pointed toward a chair for him to sit.
Ona oturması için bir sandalyeyi **işaret etti**.
Everything I've heard so far points toward a misunderstanding.
Şimdiye kadar duyduklarımın hepsi bir yanlış anlamaya **işaret ediyor**.
The data really points toward a different conclusion than we expected.
Veriler, beklediğimizden farklı bir sonuca **işaret ediyor**.
He didn't say a word, just pointed toward the door with a look.
Hiçbir şey demeden sadece bakışıyla kapıya **işaret etti**.