"pluck from" in Turkish
Definition
Bir şeyi hızlıca ya da dikkatlice bir yerden almak ya da çekmek; bazen ani şekilde birini ya da bir şeyi bir durumdan çıkarmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle elle alınabilen şeyler (çiçek, meyve) veya mecazi anlamda (örn: 'gözden çıkarılmaktan kurtarmak') için kullanılır. 'Almak' veya 'çekmek'ten daha canlı/resmidir.
Examples
She plucked the flower from the garden.
O, bahçeden **çiçeği kopardı**.
He plucked an apple from the tree.
O, ağaçtan **bir elma kopardı**.
She plucked a hair from her brush.
O, fırçasından **bir tel saç çekip çıkardı**.
They managed to pluck him from the burning car just in time.
Onlar, onu yanan arabadan **tam zamanında çekip çıkardılar**.
His talent was plucked from obscurity when a famous producer noticed him.
Ünlü bir yapımcı onu fark edince, yeteneği **gözden çıkarılmaktan kurtuldu**.
She felt like she’d been plucked from her ordinary life and dropped into a movie.
Kendini sanki **sıradan hayatından alınıp** bir filme atılmış gibi hissetti.