"playbook" in Turkish
Definition
Oyun kitabı, özellikle sporda, bir takımın önceden planlanmış hamle ve stratejilerini içeren kitaptır. Ayrıca organizasyonların başarıya ulaşmak için kullandığı yöntemler bütününe de denir.
Usage Notes (Turkish)
Başta spor terimi olarak doğsa da artık iş, teknoloji ve siyasette de sıkça rastlanır. 'Follow the playbook' ifadesi, kanıtlanmış yöntemleri uygulamak demektir. 'Script' (senaryo) ile karıştırmayın; 'playbook' strateji odaklıdır.
Examples
The coach studied the team's playbook before the game.
Antrenör maçtan önce takımın **oyun kitabı**nı inceledi.
Every company needs a strong playbook to succeed.
Başarılı olmak için her şirketin sağlam bir **oyun kitabı**na ihtiyacı vardır.
We updated our marketing playbook this year.
Bu yıl pazarlama **oyun kitabı**mızı güncelledik.
Politicians often follow the same old playbook during elections.
Politikacılar seçimlerde genellikle aynı eski **oyun kitabı**nı takip eder.
This project needs a different playbook, not just what we've done before.
Bu proje için eski olanlardan farklı bir **oyun kitabı** gerek.
If you want to win, you can't just stick to the playbook.
Kazanmak istiyorsan sadece **oyun kitabı**na bağlı kalmamalısın.