"play to win" in Turkish
Definition
Sadece eğlenmek veya katılmak için değil, kararlı ve odaklanmış bir şekilde kazanmayı hedeflemek; genellikle spor, rekabet veya iş dünyasında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle motivasyon sağlayan veya rekabetçi bir anlam taşır. 'Eğlence için oynamak' ifadesinin tersine ciddi rekabet ortamlarında tercih edilir.
Examples
Our team always plays to win.
Takımımız her zaman **kazanmak için oynar**.
She doesn't join just for fun—she plays to win.
O sadece eğlenmek için katılmıyor—**kazanmak için oynuyor**.
You need to play to win in this competition.
Bu yarışmada **kazanmak için oynaman** gerekiyor.
If you want results, you have to play to win, not just to participate.
Sonuç almak istiyorsan sadece katılmak için değil, **kazanmak için oynamalısın**.
In business, companies have to play to win or they won't survive.
İş dünyasında şirketler **kazanmak için oynamazlarsa** ayakta kalamazlar.
They weren't just out there to have fun—they came to play to win.
Sadece eğlenmeye gelmemişlerdi—**kazanmak için gelmişlerdi**.