"play to" in Turkish
Definition
Birinin belli bir gruba, duyguya ya da duruma hitap etmek ya da avantaj sağlamak amacıyla bilinçli olarak davranması veya konuşmasıdır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmî ve eleştirel bir şekilde kullanılır; 'play to the crowd' veya 'play to someone's fears' gibi ifadelerde sık geçer. Kasıtlı olarak avantaj elde etmeye çalışmayı ima eder.
Examples
He tried to play to the audience with jokes.
Şakalarla seyircilere **hitap etmeye çalıştı**.
Politicians often play to people's emotions.
Siyasetçiler genellikle insanların duygularına **oynama yapar**.
The commercial plays to our desire for adventure.
Reklam, macera arzumuzu **hedef alıyor**.
She's just playing to the crowd to get more applause.
O sadece daha fazla alkış almak için kalabalığa **hitap ediyor**.
The ad really plays to young people's dreams of freedom.
Reklam gençlerin özgürlük hayallerine gerçekten **oynuyor**.
Don't just play to what people want to hear—be honest.
Sadece insanların duymak istediklerine **hitap etme**—dürüst ol.