아무 단어나 입력하세요!

"play like a fiddle" in Turkish

parmağında oynatmak

Definition

Birini kolayca ve ustaca kandırmak veya kontrol etmek.

Usage Notes (Turkish)

Günlük ve samimi konuşmalarda kullanılır. Genellikle birinin kolayca ve ustaca kandırıldığı durumlar için söylenir. Kontrol edilen kişiyi anlatır.

Examples

He was played like a fiddle by his business partner.

İş ortağı onu **parmağında oynattı**.

She felt embarrassed after being played like a fiddle.

**Parmağında oynatıldıktan** sonra utandı.

Don't let them play you like a fiddle.

Onların seni **parmağında oynatmasına** izin verme.

Wow, he really played me like a fiddle—I never saw it coming!

Vay be, gerçekten beni **parmağında oynatmış**—hiç anlamadım!

If you're not careful, people will play you like a fiddle.

Dikkatli olmazsan, insanlar seni **parmağında oynatır**.

He thought he was in charge, but she played him like a fiddle the whole time.

O kontrolün kendisinde olduğunu sanıyordu ama kız onu tüm zaman boyunca **parmağında oynattı**.