아무 단어나 입력하세요!

"play fast and loose" in Turkish

sorumsuzca davranmakdürüst olmayan şekilde hareket etmek

Definition

Kendi çıkarı için başkalarının duygularını, kuralları veya verilen sözleri önemsemeyip sorumsuzca veya dürüst olmayan şekilde hareket etmek.

Usage Notes (Turkish)

Bu deyim daha çok ciddi veya edebi üslupta, birinin güvenilmez veya dürüst olmamasını eleştirmek için kullanılır. 'play fast and loose with the truth' gibi kalıplarla sıkça görülür.

Examples

Don't play fast and loose with your promises.

Sözlerinle **sorumsuzca davranma**.

He always plays fast and loose with the rules.

O her zaman kurallarla **sorumsuzca davranır**.

You shouldn't play fast and loose with other people's feelings.

Başkalarının duygularıyla **sorumsuzca davranmamalısın**.

Politicians often play fast and loose with the truth to get votes.

Politikacılar oy almak için sık sık gerçekle **sorumsuzca davranır**.

If you play fast and loose in business, people will stop trusting you.

İş dünyasında **sorumsuzca davranırsan**, insanlar sana güvenmeyi bırakır.

She realized he was just playing fast and loose with her heart.

Kadın, adamın sadece kalbiyle **sorumsuzca oynadığını** fark etti.