아무 단어나 입력하세요!

"place in an awkward position" in Turkish

zor durumda bırakmakmahcup duruma sokmak

Definition

Birini başkalarının yanında veya bir ortamda karar vermesi ya da cevaplaması zor olan, utandırıcı ya da sıkıntılı bir duruma düşürmek.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya sosyal ortamlarda kullanılır. 'put someone in an awkward position' ifadesi, birini zor ya da utandırıcı bir durumda bırakmak için kullanılır. Argo değildir.

Examples

I didn't want to place her in an awkward position, so I didn't ask that question.

Onu **zor durumda bırakmak** istemedim, bu yüzden o soruyu sormadım.

His unexpected answer placed me in an awkward position during the meeting.

Beklenmedik cevabı, toplantı sırasında beni **zor durumda bıraktı**.

You might place yourself in an awkward position if you promise too much.

Fazla söz verirsen kendini **zor durumda bırakabilirsin**.

Her joke about the boss really placed him in an awkward position in front of everyone.

Patronla ilgili şakası, herkesin önünde onu gerçekten **zor durumda bıraktı**.

By arriving so late, he placed the whole team in an awkward position.

Bu kadar geç gelerek bütün takımı **zor durumda bıraktı**.

Sorry, I didn’t mean to place you in an awkward position by mentioning that.

Üzgünüm, bunu söyleyerek seni **zor durumda bırakmak** istemedim.