"place a strain on" in Turkish
Definition
Bir şeyin ya da birinin üzerine fazla yük veya zorluk getirerek, normal şekilde işlev görmesini zorlaştırmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya yarı-resmi durumlarda, kaynaklar, sistemler ya da insanlar hakkında kullanılır. Fiziksel objeler için doğrudan kullanılmaz.
Examples
The high number of patients places a strain on the hospital staff.
Hasta sayısının fazlalığı, hastane personeli üzerinde **yük oluşturuyor**.
Unexpected bills can place a strain on a family's budget.
Beklenmedik faturalar, bir ailenin bütçesine **yük bindirebilir**.
Working long hours places a strain on your health.
Uzun saatler çalışmak sağlığınıza **yük bindirir**.
All these deadlines are really placing a strain on the team.
Tüm bu teslim tarihleri gerçekten ekip üzerinde **baskı oluşturuyor**.
Taking care of his sick parents has placed a strain on his relationship with his wife.
Hasta anne babasına bakmak eşiyle ilişkisine **baskı yaptı**.
Rising rent prices are starting to place a strain on local businesses.
Artan kira fiyatları yerel işletmeler üzerinde **yük oluşturmaya başladı**.