"pith" in Turkish
Definition
Bazı bitkilerin gövdesinin veya meyvelerin kabuğunun altındaki yumuşak, süngerimsi doku; ayrıca bir konunun özünü veya en önemli kısmını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
‘Öz’ ya da ‘esas’ daha çok resmi veya bilimsel ortamlarda kullanılır; günlük dilde sık rastlanmaz. ‘Pit’ (çekirdek) ile karıştırmayın.
Examples
The orange had a thick layer of pith under its skin.
Portakalın kabuğunun altında kalın bir **öz** tabakası vardı.
Scientists studied the pith of the plant stem.
Bilim insanları bitkinin gövdesindeki **öz**ü inceledi.
Her speech went straight to the pith of the problem.
Konuşması doğrudan sorunun **özüne** indi.
You can remove the bitter pith from inside a lemon before using it in recipes.
Tariflerden önce limonun içindeki acı **öz**ü çıkarabilirsiniz.
The book's conclusion captured the pith of what the author wanted to say.
Kitabın sonucu, yazarın söylemek istediği **öz**ü yakaladı.
He summed up the situation in a few words that really got to the pith of the matter.
Durumu birkaç kelimeyle gerçekten **özüne** indirdi.