"pinched" in Turkish
Definition
‘Pinched’ kelimesi genellikle parmak arasında sıkıca tutulmak anlamına gelir; ayrıca stres veya soğuktan dolayı zayıf ve gergin görünen yüzü de tarif eder.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel olarak birini çimdiklemek için, hem de ‘pinched face’ gibi zayıf ve gergin yüzü anlatmak için kullanılır; ‘punch’ ile karıştırmayın.
Examples
She pinched her brother's arm.
Kız kardeşi kardeşinin kolunu **çimdikledi**.
His face looked pinched from the cold.
Yüzü soğuktan **ince ve gergin** görünüyordu.
I got pinched by a crab at the beach.
Plajda bir yengeç beni **çimdikledi**.
After a long day, her cheeks were strangely pinched.
Uzun bir günün ardından, yanakları tuhaf bir şekilde **ince ve gergin** olmuştu.
He pinched his nose to block the bad smell.
O kötü kokuyu engellemek için burnunu **çimdikledi**.
The old man's pinched features hinted at years of hardship.
Yaşlı adamın **ince ve gergin** yüz hatları yıllarca çekilen sıkıntıları yansıtıyordu.