"pickpocket" in Turkish
Definition
Kalabalık ortamlarda, insanların ceplerinden veya çantalarından fark ettirmeden para veya değerli eşyalarını çalan kişi.
Usage Notes (Turkish)
'Yankesici', sadece halka açık ve kalabalık alanlarda cebinizden ya da çantanızdan çalan hırsızlar için kullanılır; uyarı ve seyahat tavsiyelerinde yaygındır.
Examples
A pickpocket stole my wallet on the bus.
Otobüste cüzdanımı bir **yankesici** çaldı.
Be careful, there might be a pickpocket in the crowd.
Dikkatli ol, kalabalıkta bir **yankesici** olabilir.
The police caught the pickpocket at the market.
Polis, pazarda bir **yankesici** yakaladı.
Watch your bag—pickpockets are really quick in this area.
Çantana dikkat et—bu bölgede **yankesiciler** çok hızlı.
She realized a pickpocket had taken her phone only after she left the train.
Trenden indikten sonra **yankesici**nin telefonunu aldığını fark etti.
Tourists are often targets for pickpockets in busy tourist spots.
Turistler, kalabalık turistik alanlarda sıkça **yankesicilerin** hedefi olur.