"phosphorescent" in Turkish
Definition
Isı yaymadan yumuşak bir ışık saçan ve ışık aldıktan sonra karanlıkta parlamaya devam eden maddeleri tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'fosforlu boya', 'fosforlu nesne' gibi ifadelerde geçer. 'Floresan'dan farklı olarak ışık kesilince bir süre daha parlamaya devam eder.
Examples
The phosphorescent stars on my ceiling glow at night.
Tavanımdaki **fosforlu** yıldızlar gece parlıyor.
She used phosphorescent paint for the Halloween decorations.
Cadılar Bayramı süslemeleri için **fosforlu** boya kullandı.
Some sea creatures are naturally phosphorescent.
Bazı deniz canlıları doğal olarak **fosforlu**dur.
That jellyfish looks so cool and phosphorescent in the dark water.
O denizanası karanlık suda çok havalı ve **fosforlu** görünüyor.
I love how the phosphorescent tape makes the stairs safer at night.
Gece **fosforlu** bant merdivenleri daha güvenli yapıyor, bunu çok seviyorum.
It’s amazing how long the phosphorescent rocks keep glowing after you turn out the lights.
Işığı kapattıktan sonra **fosforlu** taşların ne kadar uzun süre parladığına hayranım.