"philosophize" in Turkish
Definition
Hayatın büyük soruları ve derin fikirler hakkında konuşmak ya da düşünmek, genellikle soyut veya teorik şekilde.
Usage Notes (Turkish)
Genelde ciddi ya da teorik konuşmalarda kullanılır; pratik çözümler yerine teorik konuşulunca olumsuz algılanabilir. 'hayat üzerine felsefe yapmak' sık kullanılır.
Examples
She likes to philosophize about happiness.
O mutluluk hakkında **felsefe yapmayı** sever.
The students began to philosophize during the class discussion.
Öğrenciler, ders tartışmasında **felsefe yapmaya** başladılar.
He didn't want to philosophize; he just wanted an answer.
O, **felsefe yapmak** istemedi; sadece bir cevap istedi.
Whenever we hang out, he loves to philosophize late into the night.
Ne zaman buluşsak, gece geç saatlere kadar **felsefe yapmayı** çok sever.
Stop trying to philosophize everything and just tell me what you think.
Her şeyi **felsefe yapmaya** çalışma, sadece ne düşündüğünü söyle.
After a couple of drinks, everyone started to philosophize about the meaning of life.
Birkaç kadehten sonra, herkes hayatın anlamı hakkında **felsefe yapmaya** başladı.