아무 단어나 입력하세요!

"permeate" in Turkish

nüfuz etmekyayılmak

Definition

Bir şeyin her yere yayılması veya her kısmına nüfuz etmesi anlamına gelir. Genellikle koku, duygu veya fikirler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Permeate' resmi bir ifadedir ve tamamen yayılmayı anlatır. Sadece içeri girmek anlamındaki 'penetrate' ile karıştırmayın.

Examples

The smell of fresh bread permeates the whole house.

Taze ekmek kokusu bütün eve **yayılıyor**.

Sadness permeated the atmosphere after the news.

Haberi aldıktan sonra hüzün atmosferi **kapladı**.

Water can permeate certain types of rock.

Su, bazı taş türlerine **nüfuz edebilir**.

Hope seemed to permeate every conversation we had that day.

O gün yaptığımız her sohbete **umut yayılmıştı**.

A chill permeated the old building, even with the windows closed.

Pencereler kapalı olsa da eski binaya bir soğukluk **yayılmıştı**.

Innovation needs to permeate every level of the company to succeed.

Başarı için yeniliğin şirketin her seviyesine **nüfuz etmesi** gerekir.