"periodontal" in Turkish
Definition
Diş çevresindeki dokular, yani dişeti ve kemiklerle ilgili olan.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok 'periodontal hastalık', 'periodontal tedavi' gibi diş hekimliği terimlerinde geçer.
Examples
The dentist found periodontal problems during my check-up.
Diş hekimi kontrolümde **periodontal** sorunlar buldu.
He has a periodontal disease that affects his gums.
Onun dişetini etkileyen bir **periodontal** hastalığı var.
Good brushing can help prevent periodontal issues.
İyi fırçalama, **periodontal** sorunları önleyebilir.
My mom's been going to the dentist for periodontal treatment lately.
Annem son zamanlarda **periodontal** tedavi için dişçiye gidiyor.
People often ignore early periodontal signs until their gums really hurt.
İnsanlar genellikle dişetleri gerçekten ağrıyıncaya kadar erken **periodontal** belirtileri görmezden gelirler.
If you notice bleeding while brushing, that might be a periodontal issue.
Fırçalama sırasında kanama fark ederseniz, bu bir **periodontal** sorun olabilir.