"perceiving" in Turkish
Definition
Bir şeyi duyuların ya da zihin yoluyla fark etmek veya anlamak. Görmek, duymak, hissetmek ya da belirli bir şekilde kavramak anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok akademik, resmi bağlamlarda kullanılır. Ardından 'as' veya 'that' gelebilir ('birini kaba olarak algılamak' gibi). 'Düşünmek' veya 'inanmak' ile karıştırılmamalıdır; burada daha çok bir şeyi fark etmek veya yorumlamaktan bahsedilir.
Examples
He is perceiving a strange smell in the room.
O, odada garip bir kokuyu **algılıyor**.
She is perceiving the colors more brightly today.
Bugün renkleri daha parlak **algılıyor**.
Are you perceiving any change in the weather?
Havada herhangi bir değişiklik **algılıyor musun**?
Some people are better at perceiving emotions in others.
Bazı insanlar başkalarının duygularını **algılamada** daha iyidir.
I think you’re perceiving the situation differently from me.
Sanırım durumu benden farklı **algılıyorsun**.
After perceiving a hint of danger, she decided to leave.
Bir tehlike sezgisi **algılayınca** ayrılmaya karar verdi.