"pebble in your shoe" in Turkish
Definition
Sürekli rahatsız eden küçük bir sorun veya sıkıntı; adeta ayakta bir taş gibi.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok küçük ama kalıcı/rahatsız edici sorunlar için kullanılır. Büyük problemler için kullanılmaz. Gündelik ve yazılı İngilizcede yaygındır.
Examples
His noisy neighbors are a real pebble in his shoe.
Onun gürültücü komşuları tam bir **ayağında taş**.
Missing my morning coffee is like having a pebble in my shoe all day.
Sabah kahvemi içmemek, tüm gün **ayağında taş** varmış gibi.
The computer’s slow speed is a pebble in my shoe at work.
Bilgisayarın yavaşlığı işyerinde **ayağında taş** gibi.
That broken button on my coat is like a pebble in my shoe—annoying, but I never fix it.
Montumdaki kopuk düğme tam bir **ayağında taş**—rahatsız edici ama hiç dikmem.
We all have that one pebble in our shoe we just keep ignoring.
Hepimizin görmezden geldiği o bir tane **ayağında taş**ı vardır.
Don’t let a pebble in your shoe distract you from bigger goals.
Küçük **ayağında taş** büyük hedeflerinden sapmana neden olmasın.