아무 단어나 입력하세요!

"pawn" in Turkish

piyonpiyonsu (kullanılan kişi)rehine vermek

Definition

'Piyon' satrançtaki en küçük taştır, ayrıca birinin başkası tarafından kullanılmasını da ifade eder. Fiil olarak ise değerli bir eşyayı para karşılığı rehine vermek anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Satranç için 'piyon', başkası tarafından kullanılan kişi için 'piyonsu'. 'Pawn shop' = rehinci. 'Pawn off' gereksiz bir şeyi başkasının üzerine yıkmak gibi, gayriresmi.

Examples

The pawn moves forward one square in chess.

Satrançta **piyon** bir kare ileri hareket eder.

He took his watch to a pawn shop for quick cash.

Hızlı para almak için saatini **rehine**ciye götürdü.

Sometimes people feel like a pawn at work.

Bazen insanlar işte kendilerini bir **piyonsu** gibi hisseder.

He felt like just another pawn in their big plan.

Kendini onların büyük planında sadece bir başka **piyonsu** gibi hissetti.

You can always pawn your old guitar if you need extra money.

Ekstra paraya ihtiyacın olursa eski gitarını her zaman **rehine verebilirsin**.

Don't let yourself become a pawn in someone else's game.

Başkalarının oyununda **piyon** olma.