"parley" in Turkish
Definition
Karşıt taraflar arasında barış veya anlaşma şartlarını görüşmek için yapılan resmi toplantı veya müzakere.
Usage Notes (Turkish)
Eski tarzda ve edebi bir ifadedir; modern gündelik Türkçede nadiren kullanılır. Tarihi, hukuki veya fantastik metinlerde rastlanır. 'hold a parley', 'call for a parley' ifadelerinde olduğu gibi kullanılır. Samimi konuşmalar için kullanılmaz, daha resmidir.
Examples
The leaders agreed to a parley to end the conflict.
Liderler, çatışmayı bitirmek üzere bir **müzakere** yapmaya karar verdi.
A parley was called at sunrise between the two armies.
Gün doğarken iki ordu arasında bir **müzakere** yapıldı.
They met for a parley to negotiate peace.
Barış görüşmeleri için bir **müzakere** yapmak üzere bir araya geldiler.
After weeks of fighting, both sides finally agreed to parley.
Haftalarca süren çatışmanın ardından her iki taraf sonunda **müzakere** yapmayı kabul etti.
She suggested calling a parley instead of continuing the argument.
Tartışmaya devam etmek yerine bir **müzakere** çağrısı yapılmasını önerdi.
Pirates often demanded a parley before surrendering their ship.
Korsanlar, gemilerini teslim etmeden önce sıklıkla bir **müzakere** talep ederdi.