"pallor" in Turkish
Definition
Hastalık, korku ya da şok nedeniyle cildin normalden daha solgun ve sağlıksız görünmesi durumu.
Usage Notes (Turkish)
‘solgunluk’ kelimesi tıbbi veya edebi bağlamda, özellikle ciltteki ani renk değişikliklerinde kullanılır. 'Pale' sıfatından daha resmîdir.
Examples
The doctor noticed a strange pallor on her face.
Doktor onun yüzünde garip bir **solgunluk** fark etti.
His sudden pallor worried his friends.
Onun aniden oluşan **solgunluğu** arkadaşlarını endişelendirdi.
Anemia can cause pallor in the skin.
Anemi ciltte **solgunluğa** neden olabilir.
There was a clear pallor about him after the accident.
Kaza sonrası onda belirgin bir **solgunluk** vardı.
Her pallor faded as soon as she heard the good news.
İyi haberi duyar duymaz yüzündeki **solgunluk** kayboldu.
Even in the dim light, his pallor was impossible to miss.
Loş ışıkta bile onun **solgunluğu** gözden kaçmadı.