아무 단어나 입력하세요!

"oxygenating" in Turkish

oksijenlendiren

Definition

Bir şeye, genellikle havaya veya sıvıya, oksijen ekleyerek oksijen miktarını artırmak.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok tıbbi, bilimsel veya teknik alanlarda kullanılır; günlük konuşmada nadirdir. Yaygın kalıplar: 'oxygenating water', 'oxygenating the blood'.

Examples

Plants are oxygenating the water in the aquarium.

Bitkiler akvaryumdaki suyu **oksijenlendiriyor**.

The machine is oxygenating the patient's blood.

Makine, hastanın kanını **oksijenlendiriyor**.

Doctors are oxygenating the air for newborn babies.

Doktorlar, yenidoğan bebekler için havayı **oksijenlendiriyor**.

A good filter keeps oxygenating your fish tank, so your fish stay healthy.

İyi bir filtre, balıklarınız sağlıklı kalsın diye akvaryumunuzu sürekli **oksijenlendirir**.

They're oxygenating the wine to improve its flavor.

Lezzetini artırmak için şarabı **oksijenlendiriyorlar**.

Those air stones are great for oxygenating the water in your pond.

Bu hava taşları, havuzunuzdaki suyu **oksijenlendirmek** için harikadır.