"overrule" in Turkish
Definition
Daha üst bir yetkili tarafından daha önce alınan bir kararı, kuralı veya öneriyi geçersiz kılmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hukukî veya resmî ortamlarda kullanılır: 'itirazı bozmak', 'kararı bozmak'. Günlük konuşmada pek kullanılmaz.
Examples
The judge overruled the lawyer's objection.
Hakim, avukatın itirazını **bozdu**.
The referee overruled the decision after checking the replay.
Hakem, tekrar izledikten sonra kararı **geçersiz saydı**.
The manager overruled my request for time off.
Müdür, izin talebimi **bozdu**.
You can try to argue, but she’ll probably overrule you.
İtiraz edebilirsin ama muhtemelen seni **bozacak**.
The board voted to overrule the committee’s recommendation.
Yönetim kurulu, komitenin tavsiyesini **geçersiz saymak** için oy verdi.
Even the best arguments can be overruled by a higher authority.
En iyi argümanlar bile üst bir otorite tarafından **bozulabilir**.