"outworn" in Turkish
Definition
Artık işe yaramayan, eski ya da modası geçmiş olan şeyler veya fikirler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde resmi veya edebi dilde kullanılır; 'eskimiş fikirler', 'eskimiş gelenekler' gibi örneklerde karşınıza çıkar. Gündelik konuşmada pek kullanılmaz.
Examples
She threw away her outworn shoes.
O, **eskimiş** ayakkabılarını attı.
That rule is outworn and should be changed.
O kural **modası geçmiş**, değiştirilmeli.
People finally let go of outworn traditions.
İnsanlar sonunda **eskimiş** geleneklerden vazgeçti.
His ideas seem a bit outworn in today's world.
Onun fikirleri günümüzde biraz **eskimiş** görünüyor.
This jacket is way too outworn to wear to the party.
Bu ceket partide giymek için fazlasıyla **eskimiş**.
We're stuck with some outworn methods that don't really work anymore.
Artık işe yaramayan bazı **eskimiş** yöntemlere takılı kaldık.