"outsmart" in Turkish
Definition
Birini zekâ, akıl ya da kurnazlık kullanarak yenmek veya alt etmek demektir.
Usage Notes (Turkish)
Zekânın veya kurnazlığın öne çıktığı durumlar için uygundur; fiziksel rekabet için kullanılmaz. Sıklıkla 'outsmart someone' şeklinde görülür.
Examples
He tried to outsmart his opponent in the chess game.
Satranç oyununda rakibini **aklını kullanarak alt etmeye** çalıştı.
You cannot always outsmart your teacher.
Öğretmenini her zaman **aklını kullanarak alt edemezsin**.
The fox outsmarted the hunters and escaped.
Tilki avcıları **zekice alt ederek** kaçtı.
If you want a raise, you’ll have to outsmart your competition.
Maaş zammı istiyorsan, rakiplerini **zekice alt etmek** zorundasın.
Kids always try to outsmart their parents with excuses.
Çocuklar her zaman bahanelerle ebeveynlerini **aklını kullanarak alt etmeye** çalışır.
She managed to outsmart the system and book cheap tickets.
Sistemi **aklını kullanarak alt edip** ucuz bilet aldı.