"outgrow" in Turkish
Definition
Büyüdüğünüz için bazı kıyafetlere sığamamak veya eski alışkanlık ve ilgilere artık ihtiyaç duymamak.
Usage Notes (Turkish)
Çocukların kıyafetten veya eski alışkanlıklardan 'büyüyüp çıkması' için kullanılır. Hem kelime anlamıyla hem de mecazi olarak mümkündür. Yetişkinlerin yavaş kilo almasına kullanılmaz.
Examples
Children often outgrow their shoes quickly.
Çocuklar genellikle ayakkabılarını hızlıca **büyüyüp sığmaz** olur.
He has outgrown his favorite T-shirt.
Artık en sevdiği tişörtüne **büyüyüp sığmıyor**.
Sometimes people outgrow their childhood fears.
Bazen insanlar çocukluk korkularını **aşar**.
She’s starting to outgrow her interest in dolls.
Bebeklere olan ilgisi **azalmaya** başlıyor.
Most teenagers eventually outgrow the need for bedtime stories.
Çoğu ergen, zamanla uyku öncesi masallara ihtiyacı **aşar**.
If you outgrow this bike, let me know and we’ll get you a bigger one.
Bu bisiklete **büyüyüp sığamazsan**, bana söyle, sana daha büyük bir tane alırız.