"outfield" in Turkish
Definition
Beyzbol veya kriket sahasında, vurucudan en uzak kısım; dış saha oyuncularının oynadığı alan.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla beyzbol ve kriket sporlarında kullanılır. Sadece oyun alanının dış saha kısmını ifade eder, tribün veya çevresi dahil değildir.
Examples
The ball landed in the outfield.
Top **dış sahaya** düştü.
He plays in the outfield for his baseball team.
O, beyzbol takımında **dış sahada** oynuyor.
There are three players in the outfield.
**Dış sahada** üç oyuncu var.
She sprinted across the outfield to catch the fly ball.
Sinek topu yakalamak için **dış sahada** hızla koştu.
The outfield grass was wet after the rain, making it slippery for the players.
Yağmurdan sonra **dış saha** çimleri ıslaktı, bu yüzden oyuncular için kaygandı.
Not many home runs reach the deepest part of the outfield.
Çok az sayıdaki home run, **dış sahanın** en derin kısmına ulaşır.