"orang" in Turkish
Definition
Orangutan, Güneydoğu Asya'da (özellikle Borneo ve Sumatra adalarında) yaşayan, uzun kolları ve turuncu tüyleriyle bilinen büyük bir insansı maymundur. 'Orang', 'orangutan'ın kısaltmasıdır.
Usage Notes (Turkish)
'Orang' yalnızca 'orangutan' kelimesinin kısa hali olarak bilimsel veya gayriresmî ortamlarda kullanılır. Günlük konuşmada tek başına kullanılmaz.
Examples
The orang is an endangered animal.
**Orangutan** nesli tükenmekte olan bir hayvandır.
I saw an orang at the zoo yesterday.
Dün hayvanat bahçesinde bir **orangutan** gördüm.
The baby orang was playing in the trees.
Yavru **orangutan** ağaçlarda oynuyordu.
Did you know the orang can use tools to get food?
**Orangutan**ın yiyecek elde etmek için alet kullanabildiğini biliyor muydunuz?
People sometimes call the orang the 'man of the forest.'
**Orangutan**a bazen 'orman insanı' denir.
It’s amazing how gentle the orang can be with its young.
**Orangutan**ın yavrusuna ne kadar nazik davrandığı inanılmaz.