아무 단어나 입력하세요!

"optics" in Turkish

optikalgı (politikada)

Definition

Işığı ve görmeyi inceleyen fizik dalıdır. Günümüzde, özellikle politika veya halkla ilişkilerde, bir olayın dışarıdan nasıl göründüğünü belirtmek için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Bilimsel ve mecazi (özellikle politik) anlamda kullanılır. 'The optics' ifadesi genellikle olayın dış görünüşü veya kamuoyu gözünde algısı anlamına gelir. Tekil kullanılır: 'optics is...'. 'Optik' ve 'optical' farklıdır.

Examples

She is studying optics in college.

O, üniversitede **optik** okuyor.

The scientist wrote a book about optics.

Bilim insanı **optik** hakkında bir kitap yazdı.

Optics can help us understand how lenses work.

**Optik**, merceklerin nasıl çalıştığını anlamamıza yardımcı olur.

The government cares a lot about the optics of this decision.

Hükümet bu kararın **algısına** çok önem veriyor.

From a political optics standpoint, it's a risky move.

Siyasi **algı** açısından bu riskli bir adım.

They're less worried about the facts and more about the optics.

Onlar gerçekte çok endişeli değiller, daha çok **algı** ile ilgileniyorlar.