"opposes" in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye karşı çıkmak ya da katılmamak; çoğunlukla bir planı, fikri veya girişimi engellemeye çalışmak.
Usage Notes (Turkish)
'strongly opposes' ile kuvvetli karşı çıkma belirtilir. 'oppose a plan', 'oppose the idea' gibi ifadelerle sıkça kullanılır. 'support' karşıt anlamlısıdır. Fiil olarak 'oppose to' kullanılmaz; sadece sıfat veya participle formda 'opposed to' denir.
Examples
She opposes the new rule at work.
O işyerindeki yeni kurala **karşı çıkar**.
The party opposes tax increases.
Parti, vergi artışına **karşı çıkar**.
My brother always opposes my ideas.
Kardeşim her zaman benim fikirlerime **karşı çıkar**.
The senator opposes the bill because it could hurt small businesses.
Senatör, bu yasa tasarısına **karşı çıkıyor**, çünkü küçük işletmelere zarar verebilir.
She rarely opposes her parents' decisions, but this time she couldn't agree.
O, genellikle anne babasının kararlarına **karşı çıkmaz**, ancak bu sefer katılamadı.
Anyone who opposes the plan should speak up now.
Plana **karşı çıkan** herkes şimdi konuşmalı.