"opponent" in Turkish
Definition
Bir oyun, yarışma, tartışma veya münazarada karşılaştığınız kişi ya da takımdır.
Usage Notes (Turkish)
'Opponent' genellikle spor, siyaset veya tartışmalarda kullanılır ve tarafsız bir ifadedir. 'Enemy' (düşman) daha olumsuzdur, 'rival' ise devamlı rekabet edilen kişi içindir. 'Güçlü rakip', 'siyasi rakip' gibi kalıplarla sıkça kullanılır.
Examples
He is a tough opponent in chess.
O satrançta zorlu bir **rakip**.
Her opponent scored the winning goal.
**Rakibi** galibiyet golünü attı.
The politician faced many opponents during the debate.
Politikacı tartışma sırasında birçok **rakiple** karşılaştı.
I'm nervous about my next opponent—she's last year's champion.
Sıradaki **rakibim** geçen yılın şampiyonu olduğu için gerginim.
Sometimes your strongest opponent teaches you the most.
Bazen en güçlü **rakibin** sana en çok şeyi öğretir.
My opponent kept surprising me with creative moves.
**Rakibim** beni yaratıcı hamleleriyle sürekli şaşırttı.