"opinionated" in Turkish
Definition
Kendi fikirlerinde ısrarcı olan, başkalarının görüşlerini dikkate almayan kişileri tanımlar. Genellikle olumsuz anlamda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla olumsuz anlam taşır ve 'person', 'character', 'attitude' ile sık kullanılır. Resmi ortamlarda bu kelimeden kaçınmakta fayda var; daha tarafsız bir anlam için 'strong-minded' tercihi edilebilir.
Examples
My friend can be opinionated when we talk about movies.
Arkadaşım filmler hakkında konuşurken bazen çok **inatçı** olabiliyor.
He is too opinionated to admit he is wrong.
O, yanlış olduğunu kabul etmek için fazla **dik kafalı**.
Don’t bother arguing—she’s way too opinionated to listen.
Tartışmaya gerek yok—o kadar **inatçı** ki dinlemeyecek bile.
I admire people who aren’t afraid to be opinionated, even if I don’t agree.
Aynı fikirde olmasam da **inatçı** olmaktan korkmayan insanlara hayranım.
She is very opinionated about politics.
O, siyaset konusunda oldukça **inatçı**.
Our boss is pretty opinionated, so meetings can get heated.
Patronumuz oldukça **inatçı**, bu yüzden toplantılar hararetli geçiyor.