"on your toes" in Turkish
Definition
Her an bir değişiklik olabileceği için dikkatli ve hazır olmak.
Usage Notes (Turkish)
'on your toes' deyimi gayriresmi olarak, çalışma hayatı ya da spor gibi alanlarda her an hazır ve dikkatli olmayı ifade eder. Kelimenin gerçek anlamıyla ilgisi yoktur.
Examples
You have to stay on your toes in this job.
Bu işte her zaman **tetikte olmalısın**.
Teachers have to be on their toes with young children.
Öğretmenler küçük çocuklarla çalışırken **dikkatli olmalı**.
The coach told the team to keep on their toes during the game.
Koç, maç sırasında takımın **tetikte olmasını** istedi.
With two little kids, you really have to be on your toes all day.
İki küçük çocuğun olunca bütün gün **dikkatli olman** gerekir.
This fast-paced job keeps me on my toes.
Bu tempolu iş beni daima **tetikte tutuyor**.
Traveling to new places really keeps you on your toes.
Yeni yerlere seyahat etmek insanı gerçekten **dikkatli** yapar.