"on the point of" in Turkish
Definition
Bir şeyin gerçekleşmesine çok az kaldığını veya birinin hemen bir şeyi yapacağını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya yarı-resmi ifadelerde kullanılır; genellikle '-mek üzere' gibi fiillerle birlikte yakın gelecekte bir olayın olacağını belirtir. Geçmiş olaylar için kullanılmaz.
Examples
She was on the point of crying when the teacher comforted her.
Öğretmen onu teselli ettiğinde kız **ağlamak üzereydi**.
I am on the point of finishing my homework.
**Ödevimi bitirmek üzereyim**.
They are on the point of leaving for the airport.
**Havaalanına gitmek üzereler**.
He was on the point of saying something but changed his mind.
**Bir şey söylemek üzereydi** ama fikrini değiştirdi.
I was on the point of giving up when I found the solution.
Çözümü bulduğumda **tam pes etmek üzereydim**.
The system crashed on the point of completing the update.
Sistem **güncellemeyi tamamlamak üzereyken çöktü**.